Mehter Takımı

  BANDO TAKIMI - ORKESTRA


Saem Organizasyon

Bookmark and Share

Hizmetlerimiz
Bando Takımı
Açılış Törenleri
CANLI PERFORMANS - REFERANSLAR - ENSTRUMANLAR - RESİMLER

SAEM MEHTERAN BÖLÜĞÜ - MEHTER TAKIMI

İLETİŞİM : 0-544-670-54-84

Mini Mehter Gösterisi - Canlı Performans
Kore'den bölge toplantısı için gelen SAMSUNG yönetim kurulu Haliç Kongre Merkezinde karşılanıyor

SAEM ORGANİZASYON : MEHTER TAKIMI (MEHTERAN BÖLÜĞÜ)

İLETİŞİM : 0-544-670-54-84

Mehter Takımı Mehteran Bölüğü

Açılış, fuar tanıtım, konferans, otel programları, Türk geceleri, üniversite şenlikleri, toplantı, belediye programları, ramazan etkinlikleri, konser programları, kortej yürüyüş, düğün ve her türlü organizasyonlarınızda SAEM Mehter Takımı ile hizmetinizdedir.

Mehter Konserleri en az 9 kişilik takım olarak düşünülmelidir.

Mini Mehter denilen bu konser takımı 1 davul, 1 zil, 1 nakkare, 1 kös, 1 cevgen, 1 sancak, 1 tuğ, 1 mehter başı, 1 zırh' dan oluşmaktadır.

Bu sayı konser alanı dar olan programlar için kullanılmaktadır.

15 Kişilik Midi Mehter olarak adlandırılan mehter takımı ise 2 davul, 2 zil, 2 nakkare, 2 cevgen, 2 sancak, 2 tuğ, 1 mehter başı ve 1 zırh' dan oluşmaktadır.

25 Kişilik takım ise 3 Kat Mehter adı verdiğimiz mehterandır. Her enstrumandan 3 Adet olarak düşünülüp takım buna göre kurulur.

En sık kullanılan Mehter Takımı'nın kişi sayıları bunlardır. İsteğe göre Mehter Takımı 100+ Kişi Sayısına kadar çıkartılabilir.

Dip not : Osmanlı ordusunda mehteran bölüğünde 250+ kişinin kullanıldığı bilinmektedir.

BİLİNMESİ GEREKENLER

  • Kostümler Saem'e aittir
  • İstanbul dışı için özel fiyat uygulanır.
  • Yurt dışı için özel fiyat uygulanır.
  • Reklam, dizi, her türlü TV çekimleri için özel fiyat uygulanır.
  • Radyolar için özel çalışmalar yapılır. (CD, söyleşi vs..)

Saem Bandosu

Bize Ulaşın

GSM : 0-544-670-5484

Saem Mehteran Bölüğü

MEHTER TAKIMI (MEHTERAN)

Vurulduğunda arzı ve arşı titreten, yürüdüğünde ölümü bile korkutan, heybetiyle düşmanın yüreğine korku salan ve savaşa bayram havasında gidenlerin öncüsüdür MEHTERAN.

Tokmağın davula her vuruşunda, üç adımda bir sağa ve sola verilen her selamda, okunan her duada; ölmek için yaşayanların simgesidir MEHTERAN.

Hissettiğimiz her ritimde, benimsediğimiz her sözünde, duygularımızı şahlandıran ve orduya güç katandır MEHTERAN.

Estergon Kalesinden Viyana kapısına, Kırımdan Sivastopol’e, Tuna’dan, Yemene Bir hasret ve serhat türküsüdür MEHTERAN.

Bizleri tarihe götüren, tarihi bizlere getiren bir coşkudur MEHTERAN.

Mehteran Bölüğü
Mehter takımı iki bölüm, yedi takımdan oluşmaktadır.

Birinci bölüm: Sancak, tuğ ve zırh takımıdır. İkinci bölümde önce Cevganlar bulunur arkalarında sırasıyla Zurnazenler, Boruzenler, Nakkarezenler, Zilzenler ve Davulzenler yer alır.

ÇORBACIBAŞI
Mehter Takımı'nın yürüyüşü sırasında en önde yürüyen kişidir. Mehter takımının bölük komutanıdır.

CEVGEN (cevgân)

Mehterde ucunda küçük ziller bulunan bir sopa şeklinde müzik aletini kullananlara verilen isimdir . Bu müzik aleti de sadece Mehtere has bir müzik aletidir. Başka yerde kullanılmaz.

ZURNA (zurnazen)

Mehterde Zurna çalanlara verilen isimdir. Zurna da bize has bir müzik aleti olma özelliğini halen korumaktadır. Mehterin kaldırıldığı her dönemde Zurna davulla beraber halkın gönlündeki yerini her zaman korumuştur.

BORU (boruzen)
Mehterde boru çalanlara verilen isimdir. Boruda Dünyada bütün orkestralarda, müzik gruplarında mızıka takımlarında kullanılmıştır ve halen kullanılmaktadır.

NAKKARE (nakkarezen)
Nakkare (Kudüm) ağızları deri kaplı , birbirine bağlı farklı büyüklükte iki çömlekten oluşan bir çalgı olup mehterde bunu çalanlara Nakkarezen ismi verilmektedir.

DAVUL (tablzen)
Davul; Türklerin çok eskiden beri kullandıkları baş çalgıdır. Kaynağı Orta Asya'dır. Davul, Selçuklu Türkleri'nce Anadolu'ya getirilmiş, Osmanlı Türkleri aracılığıyla da Avrupa'ya yayılmıştır.

KÖS (köszen)
Mehterde Kös çalan kişiye verilen isimdir. Daha önceleri Kös sadece padişah mehterlerinde kullanılırdı. 3.Selim diğer mehterlere de Kös konulmasına izin vermiştir.

TUĞ
Türkler'de, hükümdarlık, vezirlik, beylerbeyilik, sancak beyliği gibi askeri görev ve memuriyet işareti olarak kullanılmıştır.

SANCAKLAR
Mehterde üç sancak bulunur. Kırmızı sancak (Kırmızı zemin üzerine beyaz üç hilal) , Yeşil sancak (Yeşil zemin üzerine beyaz üç hilal) ve ıstiklal alameti olan Ak sancak. Bunları taşıyanlara Sancaktar ismi verilir.

ZİL (zilzen)
Mehterde Zil çalanlara verilen isimdir. Mehter de yüzyıllardır kullanılmakta olan Zil bu gün de tüm askeri ve sivil bandolarda ve orkestralarda kullanılmaktadır.

MEHTER TAKIMI İKİ BÖLÜMDEN OLUŞUR

Mehter takımının yürüyüş nizamında merasime iştirak şöyledir: Önde çorbacı başı (Emir-i Âlem) unvanını taşıyan ve başında "üsküf" bulunan mehteran bölüğü komutanı, onun arkasında sol tarafında zırhlı muhafızı ile birlikte yeşil sancak, ortada istiklal alameti olan ak sancak, sağ başta ise zırhlı muhafız ile birlikte kırmızı sancak bulunur. Sancakların arkasında ise üçerli koldan üç sıra halinde dizilmiş dokuz tuğ gelir. Sağ taraftan kırmızı sancağın arkasında, yeniçerilerin taşıdığı hücum tuğu yer alır. Tuğlardan sonra ortada mehterbaşı bulunur. Mehterbaşından sonra ise mehterin iki katı adedince çevgenler (okuyucular), zurnazenler, boruzenler, nakkarezenler, zilzenler ve davulzenler gelmekte. En arkada ise at sırtında taşınan kös bulunmakta.

Mehter takımı katlardan oluşur. 3 katlı, 5 katlı, 7 katlı, 9 katlı 11 katlı ve 13 katlı diye adlandırılır. En küçüğü 3 katlı, en büyüğü 13 katlı olarak kurulmuştur. Mehter takımında katlı demek her sazdan o katlı nispetinde Enstrüman <saz> bulunması demektir. Yani 5 katlı Mehter takımında, 5 zurna, 5 boru, 5 nakkare, 5 zilve, 5 davul var demektir. Buna göre 10 çevgen (diğer sazların iki misli) bulunur. 13 katlı Mehter yalnızca Padişaha aittir.

MEHTER DİZİLİŞ VE YÜRÜYÜŞÜ

Mehter takımının kendine has bir yürüyüş şekli vardır.

Yürüyüşlere daima Besmele ve sağ ayakla başlanır. Yürüyüş yapılırken her üç adımda sağa ve sola dönülerek yürünür. Bu Mehter takımının sağa ve sola RAHİMALLAH - KERİMALLAH manasına gelen selamlama yürüyüşüdür. Yoksa bazı çevrelerin ifade ettiği gibi iki ileri bir geri şeklinde değildir.


Telaşınızı Bize Devredin!..

Eray ZAT
Mehter Takımı için SAEM'in tek sorumlusudur.
GSM : 0-544-670-5484
ezat@saemco.org

MEHTER NEDİR?

Mehter dost, sevgi, birlik ve kahramanlık ocağıdır. Mehteri kendine has özellikleri ile korumak yaşatmak gelecek nesil'e bırakmak her Türk'ün görevidir. Mehter; mızıkacı, çadırcı, kavas gibi muhtelif manalarda kullanılmış bir tabirdir. Mehter Farsça MIHTER kelimesinin Osmanlılarca ULU-BÜYÜK manasına gelen bir kelimesinden alınmıştır. Dilimizde bu kelimenin Arapçalaşmış hali ile MEHTER kullanılmaktadır.

MEHTER'İN ÖNEMİ

Evliya Çelebi'nin, Sultan 4.Murat devrinde büyük bir ordu olayını Şöyle anlatır. "Mimarların mı, yoksa mehterlerin mi alayda önceliği konusunda karar verilemez. Bu hususda görüşmek üzere Mimarbaşı ile Mehterbaşı Sultan Murat'ın huzuruna çıkarlar; Mimarbaşı başlar söze: Padişahım! Mehterler pirsiz esnaf olup Cemşid sanatını tutmuş bir alay Deccal kavmidir, biz padişahımıza saraylar, selâtin camileri, köprüler yaparız, İslam ordusunda lüzumumuz, hizmetimiz vardır; elbet mehterlerden evvel geliriz! Der.
Bunun üzerine mehterbaşı da şu iddiada bulunur.

Padişahım! Hangi bir tarafa gitseniz mehabet, şevket, salâbet ve şöhretiniz için, dosta düşmana karşı davul, kudüm, nefir döverek gitmeniz lazımdır. Cenk Meydanlarında gaziler cenge salmak için köslere biz tokmak çalarız ve askeri şevke getirip biz kaldırırız, padişahımız bir şeye üzülse huzurunda oniki makam, yirmi dört şube, yirmi dört sul, kırk sekiz terkip musiki faslı edip, padişahımızı neşelendiririz. Eski hükema; saz ve söz hanende, âdemin gönlüne safa verir, demişler. Biz de ruha gıda verir esnafız. Bahusus ki nerede Resulullah'ın âlemi olsa, orada dabl-ı Al-i Osman bulunmak gerekir...

Bunun üzerine Sultan 4.Murat, mehterlerin mimarlardan evvel geçmesine izin verdi..

İSTANBUL'UN FETHİNDE MEHTERAN BÖLÜĞÜ

Fatih Sultan Mehmet, Fethin devam ettiği bir sabah şafakla beraber topçularının yanına gitti. Toplar atılırken, Okmeydanı'na dolmuş binlerce ulema, hep bir ağızdan tekbir getirmeye başladılar. Yüzlerce davul ve zurnadan oluşan devasa bir mehteran düşünün. Osmanlı ordusuyla beraber, savaş meydanında bulunuyor. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul surlarının önüne geldiğinde, 300 kişilik mehter takımında, 100 zurna, 70 davul durmadan çalıyor; kalp ve ruhları coşku ve heyecana getiriyor. Okmeyda'nındaki ikinci mehter de Haliç surlarına hücum eden kıtaların harp şevkini artırıyordu. Gök gürültüsünü andıran korkunç ve insanın içini ürperten sesler çıkarıyorlar, topların seslerini bile susturuyorlardı. Yine Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'a giren muhteşem zafer alayının ortasında, gözlerini yıkılmış surlara dikti, sonra atını ileri sürdü. Maiyet bölükleri, yeniçeri arkasındaki mehteran bölüğü, davul ve zurnalarını çalarak devirler açıp kapayan, asırlar önce müjdelenmiş olan bu mutlu güne mutluluk katıyor ve cenk havası çalıyordu. Zaferlerden sonra ezan okunur ve mehter çalınırdı.

AVRUPA'DA MÜZİK MEHTER'DEN NASIL ETKİLENMİŞTİR?

18. Asırdan itibaren avrupada birçok ülke mehteran bölüklerinden (mehter takımlarından) etkilenerek buna benzer gruplar kurmaya başlanmıştır.

Mozart ve Haydn da mehter müziğinden esinlenerek meşhur bestelerini meydana getirmişlerdir.
Büyük Alman bestecisi Beethoven'in büyük senfonisinin son bölümü, mehterin kösüyle, davulu ve zurnasıyla seslendirilmiştir. Beethoven'in Türk Marşını mehterin bir cenk marşından adapte ettiği bilinmektedir.

Yine Avusturyalı bir besteci olan Mozart'ın, Türk askerlerinin hatıralarını terennüm eden Allah Allah seslerini nakarat halinde kullanarak, Türk Marşı diye bir eser meydana getirdiği de bilinmektedir.
Alman besteci Wagner bir mehter konserini dinlerken heyecanlanmış, kendisini tutamayarak işte müzik buna derler diye mehter hakkında duygularını saklayamamıştır.

18. Yüzyıl içinde Avusturyalılar ve Prusyalılar, daha sonra Ruslar, Almanlar ve Fransızlar mehter teşkilatından etkilenerek mızıka takımları kurmuşlardır.

MEHTERİN TARİHÇESİ

Mehter Dünyanın ilk ve en eski alaturka ordu bandosudur.

Hun'lar zamanındaki adı Tuğ olan ve vurmalı sazlarla nefesli sazlardan oluşan askeri mızıka okulunun Fatih'ten sonra aldığı isim, Hun'lardan beri Türk savaş tekniğinin vazgeçilmez unsuru olan askeri müziğin amacı, çok uzaklardan duyulan ve gitgide yaklaşan gök gürültüsüne benzer yabancı bir müzmin sesiyle düşmanın moralini bozup savaşacak güç bırakmamak, düşmanı teslim almak suretiyle harbi en kısa zamanda bitirmek ve böylece bir bakıma insan kıyımını önlemektir.

Dünyanın en eski askeri bandosu olan mehtere ilk olarak Orhun Kitabelerinde rastlanmaktadır. Bu kitabelerde "Kübürge" ve "Tuğ" olarak anlatılan askeri bandonun,11. yy. yazılmış Divan-ü Lügat-it Türk'te Hakanların huzurunda müzik yaptığını anlatılır. O zamanlarda küvrük (kös), tomruk (davul), çenk (zil) ve nay-i Türkî adındaki sazlardan oluşan "Tuğ" lar, savaşlarda ve özel günlerde müzik yapmaktaydılar. Ayrıca

"Tuğ" Türklerde hâkimiyetin de sembolü olmuştur.

Selçukluların T'abılhâne veya Nevbet hane dediği bu kurumda Hunlardan beri ikisi nefesli, dördü vurmalı altı temel çalgı yer almıştır: İslamiyet ten sonra adları zurna, boru (nefir veya şahnay), çevgan, zil, davul ve kös'e çevrilen yurağ, boygur, çöken, çanğ, tümrük ve küvrük. Savaşta ordunun önünde giden kös, davul, nakkare, zil, çevgan, çalpara, çengi harbi, zurna ve boru gibi yüzlerce vurmalı ve nefesli çalgının çalacağı müzik, savaş, tören ve oyun (spor) amaçları için özel olarak bestelenirdi.

Osmanlı imparatorluğuna Anadolu Selçuk Türklerinden geçmiştir. Şöyle ki Osman Gazi'nin kurduğu Beylik; Bizanslılara karşı birçok önlemli savaşlar kazanmış olup topraklarını genişletmiştir. Bu savaşlar neticesinde Osman Gazi'nin, Selçuklu hükümdarı Aladdin Keykubat'a yararlığını göstermek ve bu savaşlarda kazandığı bazı harp ganimetlerini Selçuklu Hükümdarına hediye olarak göndermiştir. Bu arada İnegöl kalesini de kuşatarak beyliğine dâhil ederek büyütmüştür. Bu olaylardan çok memnun kalan Anadolu Selçuklu Hükümdarı adamlarında KARA BALABAN ÇAVUŞ vasıtasıyla 1284 tarihinde Osman Gazi ' ye bir ferman göndererek kendisini kutlamış ve Emirlik payesi ile İstiklal (EGEMENLİK) sembolü sayılan Tuğ, Âlem Tabıl (DAVUL) Nakkare (ÇİFTENARA) Hakkaniyeti, Adaleti temsilinde Ak (BEYAZ) renkte sancak göndermiştir. Osmanlılarca TABLI ALI'i OSMAN adı ile anılan ilk mehter nevbeti (KONSER) 1289 tarihinde Bileciğin bir kasabası olan söğüdün büyük Mescit meydanında Osman Gazi ve silah arkadaşlarının huzurunda bir ikindi vakti ayakta dinledikleri bir nevbet (KONSER) ile Osmanlının hazarda ve seferde çok büyük hizmetler verecek olan Mehter takımı kurulmuş olur.

Osman Gazi ve silah arkadaşlarının ayak üzre dinledikleri bu nevbet (KONSER) Selçuklu hükümdarına gösterdikleri saygıdan dolayıdır. Bu gelenek Osman Gazi'den sonraki Padişahlarca da devam etmiştir.

Mehterin aynı makamda birçok parçayı art arda çalıp söylemesine nevbet vurma denirdi. Önceleri günde beş kez her namazdan önce nevbet vuran Mehterhane-i Hakanı, II. Mehmet döneminde yalnız ikindi namazlarından önce çalmaya başladı. Bunun dışında cüluslarda, kılıç alaylarında, zafer müjdesi geldiğinde, arife divanlarında, şehzade ve sultanların doğum ve sünnet düğünlerinde de çalardı. Barış zamanında özel yerinde çalan Mehterhane-i Hakanı, seferde padişahın (o yoksa serdarın) çadırı önünde nevbet vururdu. 17. yüzyılın sonunda ve 18. yüzyılda Topkapı Sarayı'nda Demirkapı denen yerde, ayrıca Eyüp sultan, Kasımpaşa, Galata, Tophane, Beşiktaş, Rumelihisarı, Yeniköy, Kavak, Beykoz, Anadoluhisarı, Üsküdar gibi semtlerde geceleri yatsı namazından sonra ve halkı sabah namazına kaldırmak için güneş doğmadan hemen önce nevbet vurulurdu.

Mehter takımı yüzyıllar boyunca 3 kıtada Asya, Afrika ve Avrupa'da hazarda ve seferde önemli görevler yapmıştır. Bilhassa savaşlarda Türk ordularına verdiği heyecan ve kahramanlık ifade eden Mehter musikisi marşları ile Türk ordusu karşısında bunalan düşman orduları Türk Sancağından önce Mehter takımına hücum ederek onu susturup saf dışı bırakma faaliyetlerine girişmişlerdir.

16. 17. ve 18. yüzyılda yetişen besteciler ve icracıları eliyle askeri müzik sanatının zirvesine ulaşan mehter müziği hem savaşlar, hem Osmanlı elçi veya heyetlerine eşlik eden görkemli takımlar nedeniyle tanındığı Avrupa'da önce ordu birliklerini, sonra da bestecileri etkilemekte gecikmedi. Daha 1683'te Viyana'ya yürüyen Jan Sobieski'nin ordusuna mehter etkisiyle vurmalı çalgı arttırılmış bir askeri bando eşlik etmişti. Batılıların çoğunlukla Yeniçeri müziği anlamına gelen terimlerle adlandırdıkları mehteri ilk uygulayan Lehler oldu (l741): Avusturya, Rusya, Prusya ve İngiltere de arkalarından geldi.

Daha sonra mehter, bünyesinde barındırdığı sazlardaki değişikliklerle kapatıldığı 1826 tarihine kadar gelişmesini sürdürür.

Mehterhane 1828'de II. Mahmut tarafından kapatılmış, bunun yerine III. Selim'in yakın dostu Napolyon'un emekli bando subayı Giuseppe Donizetti'ye Mızıka-i Hümayun adlı Batı kopyası saray bandosu oluşturulmuştur.

Dünyanın ilk askeri bandosunun tekrar yaşatılmaya başlanması ise Eski Yeniçeri bandosunu ve ordusunu sembolik olarak temsil etmek için mehter: 1914 yılında askeri müze bünyesinde yeniden kurulmuştur. Bu dönemde Mehter musikisini icra eden icracılara ek olarak, bir tuğ takımı ile yeniçeri ortalarını sembolik olarak temsil eden tarihi birlikte mehtere ilave olmuştur. Böylece askeri müzede faaliyete geçirilen mehtere tarihi bir kimlik kazandırılmıştır. 1. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyetin ilk yıllarında askeri müzede varlığını sürdüren mehter: 1935 yılında tekrar kaldırılmıştır.

1952 yılında ise askeri müze bünyesinde Mehter takımını yeniden kurdurularak daha sonraki yıllarda kurulacak Mehter takımlarının da önünü açmıştır. Bu tarihten sonra da Cumhuriyet Türkiye'sinde günümüze kadar yaşatılmıştır.

TARİHTEKİ ÜNLÜ MEHTER BESTECİLERİ (MEHTER MARŞI)

16. Yüzyıl

  • Nefirî Behram
  • Emir-i Hac
  • Hasan Can
  • II. Gazi Giray
  • Şah kulu

17. Yüzyıl

  1. Zurnazen Edirneli daî Ahmed Çelebi
  2. Zurnazenbaşı İbrahim Ağa
  3. Hammalî
  4. Çenkî İbrahim Ağa
  5. Edirneli Mehmed Çelebi
  6. Eyyubî Mehmed Çelebi
  7. Derviş Mehmed Çelebi
  8. Solakzade Mehmed Hemdemî
  9. Acemiler (Acemi oğlanlar)
  10. Kazaklar (İstanbul'a Rusya'dan gelen göçmenler)

18. Yüzyıl

  1. Hızır Ağa
  2. Müstakim Ağa
  3. Mehterbaşı Ağa (adı bilinmiyor)
  4. Şah Murad "Sultan IV. Murad"
  5. Kemanî Hızır Ağa
  6. Çok sayıda adı bilinmeyen bestekar

KONSER DÜZENİ

İlk kurulduğu yıllarda çember biçiminde dizilen mehter, sonraları yarım daire (hilâl) biçiminde dizilmeye başladılar. Mehteran, daire şeklinde nevbet nizamını teşkil ederler, nakkare zenleri oturup diğerlerinin ayakta durmasıyla da hilal görünümü verir. Kösler hilalin orta ilerisine konulur. İçoğlanı Başçavuşu, mehter faslı başlamadan önce daireden çıkarak ortaya gelir ve: "Vaktı-i Süruru sefa Mehterbaşı Ağa! Hey! Hey! " diye bağırır. Bu sırada hazır bulunanların dikkatlerini çekmek için nakkarelerle sofyan usulünde üç tempo atılırdı. Nakkareler çalarken de Mehterbaşı ağa mehterin önüne gelir: "Merhaba Ey Mehteran!" der ve sağ elini göğsüne koyarak mehteri selamlar.

Mehteran da hep beraber sağ ellerini göğüsleri üzerine koyarak koro halinde "Merhaba, Mehterbaşı Ağa!" diyerek karşılık verirler. Daha sonra mehterbaşı ağa: "Hasduuuur" diyerek çalınacak makamın ve eserin adını söyler (mesela "Der fasl-ı Acem aşiran, cihadı-ı ekber marş!" derdi) hemen arkasından "Haydi.. Ya Allah !" diyerek mehteri icraya geçirir. Nevbet bitince mehter gülbankı (duası) okunur ve fasl sona erer...

MEHTER DUASI

Allah Allah, Celilü'l - Cebbar, Muinü's - Set tar Halıku'l - Leyli ve'n - Nehar, Layezal, Zülcelâl, birdir Allah Anın birliğine, Resul - ü Enbiya Peygamberimiz Cenab - ı Ahmed - i Mahmut - u Muhammed Mustafa ( Bütün efrad elleri göğüste olduğu halde rükûa gelir gibi eğilirler ) Al-i evladı-ı Resulü müçtebi imdadı-ı ruhaniyetine; bir cümle Âlem- İ İslam'ın sıhhatü selametine, Ordularımızın devamı Muzafferiyetine Aziz Devletimizin Beka-ü temadüsüne üçler, yediler, kırklar, göçenler demine devranına " Hu diyelim Huuu" denildikten sonra bütün mehter takımı davul ve zilleri şiddetle vurarak dokuz defa "Hu" çekerlerdi. Sonra da üç defa kös vururlardı.

Eli kan kılıcı kan, sinesi üryan, ciğeri püryan, meydan-ı şahadette Allah yoluna revan, Kahrımız Gazabımız düşmana ziyan!... Adüvden korkmadık korkmayız hiç-bir zaman Kura-anda Zafer va-ad ediyor Hazreti Yezdan Uğrun açık olsun ey Serdarı Mücahid, Hüda kılıcını keskin etsin. Ömrünü gün gibi bedid! Fahri âlemi hoşnut etsin. Hak, gaza-i ekberin etsin mübarek ve Sait.

Takımın içinden evvelce seçilmiş dik ve güzel sesli biri tiz perdeden: "Nasrünminallahi ve fethün karib. Ve beşşiri! L müminin" ayetini okur, üç defa "Allah" diyecek kadar dururdu. Sonra bütün aletlerle beraber davullar ve kösler hafif vurarak devamlı teramole yaptığı sırada hepbir ağızdan "Allah Allah" deyince susarlar ve baş eğerek geriye döner ve dağılırlar.

MEHTER MÜZİĞİ

Mehter müziği klasik Türk müziğindeki makam ve usullerin kullanıldığı teksesli bir müziktir. Peşrev, semai, nakış, cengi harbi, murabba, kalenderi gibi formları vardır. Mehterhane'nin repertuarında bunlardan başka serhat türküleri de yer almıştır. Buna karşılık, bazı mehter peşrevleri de fasıl müziğinde çalınmıştır. Mehter müziğinde ahlâtı, revani, saf gibi fasıl müziğinde hemen hemen hiç kullanılmamış usullere yer verilmiş, bunların çoğu, o usulde bestelenmiş yapıtların form adı da olmuştur.

Mehter müziğinin bestelerinin çoğunu Mehterhane'de görevli müzikçiler yapmıştır. Günümüze ulaşan mehter melodilerinin en eskileri Nefiri Behram, Emir-i Hac, Hasan Can ve II. Gazi Giray gibi 16. yüzyıl bestecilerinin yapıtlarıdır. Notası bulunan yapıtların da büyük çoğunluğu 17. yüzyıldan kalmıştır. Bu yüzden belli başlı bestecileri Zurnazen Edirneli Dağı Ahmed Çelebi, Zurnazen başı İbrahim Ağa, Müstakim Ağa, Ham mali ve Şah Murad'dır. Hızır Ağa da 18. yüzyılın en büyük mehter bestecisidir. 16. ve 17. yüzyılın çoğu peşrev formunda olan yapıtları Ali Ufki Bey'in ünlü derlemesi Mecmua-i Saz ü Söz ve Kantemiroğlu Edvarı adıyla tanınan Kitabı İlmi'l-Musiki ala Vechi'l-Hurufat aracılığıyla günümüze ulaşmıştır.

Mehter müziği bestecileri Osmanlı Ordusuna cesaret ve coşku verici, düşman askerini korkutucu melodiler yaratmaya özen göstermişlerdir. Osmanlıların Avrupa'nın ortalarına kadar ilerlemesi, 17. yüzyılda mehter müziğindeki birçok öğenin Avrupa müziğine de girmesine yol açmıştır. Bunların başında kös, nakkare, çevgan, halile gibi belirsiz ses veren vurmalı çalgıların kullanılması gelir. Ayrıca bazı batılı bestecilerin yapıtlarında mehter müziğinden esinlenilmiş bölümler de vardır.

Mehter, sanılanın aksine sadece marş çalmaz. Kendi yapısına uygun kâr, karçe, beste, semai, fasıl şarkıları, serhat ve Rumeli türküleri, peşrev ve saz semaileri de mehterin repertuarı içinde yer alır.

MEHTER KIYAFETLERİ

Saz başları kırmızı cübbe, kırmızı kavuk, kırmızı şalvar, sarı üç etek ve sarı yemeni giyerler. Diğer sazlar lacivert cübbe, kavuk, şalvar ve renkli üç etek ile kırmızı yemeni giyerler. Çevgânlar da saz başları gibi giyinirler.

MEHTERANDA BAZI KOMUTLAR VE MALZEMELERİN ANLAMLARI

  1. KONSER : NEVBETİ
  2. DİKKAT : HEY HEY
  3. SAFTA TOPLAN : SAF NİZAMINI
  4. YÜRÜYÜŞ KOLU : YÜRÜYÜŞ NİZAMINI
  5. UYGUN ADIM : YAKŞİ KADEMİ
  6. MARŞ : HAYDİ, YA ALLAH
  7. KONSER DÜZENİ : NEVBET NİZAMINI
  8. DEVLET : KIRMIZI SANCAK
  9. İSLAMİYET : YEŞİL SANCAK
  10. ADALET VE BATI : BEYAZ SANCAK
  11. TUĞLAR : BEYLİKLERİ
  12. BELİNDE BAĞLADIĞI KUŞAĞA : SİLAHLIK
  13. SANCAKTAR VE TUĞCU BAŞLIĞI : BÖRK
  14. SANCAKTAR VE TUĞCU YELEĞİ : KARTAL KANADI
  15. SANCAKTAR VE TUĞCU GÖMLEĞİ : MİNTAN
  16. BÜTÜN MEHTERANIN PANTOLONU : ŞALVAR
  17. ÇEVGANI VE SAZ EKİBİ BAŞLIĞI : KAVUK
  18. İÇİNE GİYDİKLERİ ENTARİ : ÜÇETEK
  19. ÜZERLERİNE GİYDİKLERİ : CÜBBE
  20. BÜTÜN MEHTERAN AYAKKABISI : YEMENİ
  21. BÜTÜN MEHTERANIN BELİNE SARDIĞI : KUŞAK
  22. HALKALARDAN ELBİSE GİYENE : MUHAFIZ-ZIRHLI
  23. BAŞINA GİYDİĞİNE : MİHFER
  24. OMUZUNA TAKTIĞI TEPSİMSİ YUVARLAĞA : KALKAN
  25. MEHTER BAŞININ KONSERİ İDARE SOPASINA : ASA
  26. KABA ZURNA : ZURNAY
  27. BORU -TROMPET : BURGAY-NEFİR
  28. NAKKARE : ÇİFTENARA-KOSADUMBUL
  29. ZİL : CENG-SANC-ZENÇ
  30. DAVUL : TABIL-TIVIL
  31. KÖS : KUS-KÖBÜRGE-KÜVRÜĞ
  32. MEHTERAN BÖLÜK KOMUTANI : EMİR-İ ÂLEM
  33. KONSER MUSİKİ ŞEFİ : MEHTERAN BAŞI
  34. ÇEVGENLERE : ÇEVGANİ

Istanbul'da Mehterin Çalabileceği Semtler

Adalar ve Adalar belediyesi, Bostancı, Caddebostan, Kadıköy, Fenerbahçe, Moda, Bağdat Caddesi, Kartal, Pendik, Şile, Avcılar, Bahçeşehir, Esenkent, Şişli, Taksim, Mecidiyeköy, Beyoğlu, Beşiktaş, Galatasaray, Sarıyer, Bebek, Arnavutköy, Sultan Çiftliği, Sarıyer, Belgrat Ormanları, Fatih, Karagümrük, Şehremini, Beyazıt, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Silivri, Bakırköy, Küçükçekmece, Beykoz, Küçükköy, Edirnekapı, Topkapı, Sultanahmet, Eminönü, Aksaray, Harbiye, Şişli, Osmanbey, Laleli, Maçka, Ortaköy, Eyüp, Kağıthane, Kemerburgaz, Levent, Etiler, Elmadağ, Tünel, Pera, Bahçelievler, Haliç, Cevizlibağ, Demirkapı, Çapa, Güneşli, Kemal Paşa, Sultanbeyli, Boğazköy, Emirgan..

SAEM Organizasyon Faaliyetleri

Şirketimiz bayi toplantıları, açılış organizasyonları, tanıtım organizasyonları, kurumsal piknik organizasyonları, fuar etkinlikleri ile fuar standları kurmak ve işletmek, ayrıca seminer ve kutlama organizasyonları, üniversite şenlikleri, belediyelere özel çalışmalar ve ramazan festivalleri, mezuniyet törenleri, festival organizasyonları, konser organizasyonları, yat ve tekne gezileri, avrupa müzik festivali, temel atma törenleri, okul tanıtım ve etkinlikleri, yılbaşı partileri, düğün organizasyonları, temalı davetler, sünnet düğünleri, doğum günleri, hostes manken palyaço hizmetleri, ses sistemleri, catering hizmetleri, sanatçı ve filarmoni orkestrası organizasyonları, Mehter Takımı (Mehteran Bölüğü), yurt dışı türk günleri (türk günü) türk şenlikleri (türk şenliği), müzik festivalleri yapmaktadır.

Mekanlar

Deniz Kenarı (Plaj - Beach), Dini Mekanlar, Düğün Salonları, Eğlence Mekanları, Havuzlu Mekanlar

Kaplıcalar, Kır Mekanları, Kongre ve Sergi Salonları, Mesire Yerleri, Oteller (İstanbul, Ankara, İzmir ve tüm Türkiye), Restaurantlar, Sosyal Tesisler, Tarihi Mekanlar, Tatil Köyleri, Tekne ve Yatlar..

Hedef Bölgeler ve Kurumlar

İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Çanakkale, Edirne, Kızılcıhamam, Bodrum, Marmaris, Fethiye, Cappadocia, Adana, Konya, Erzurum, Kayseri, Trabzon, yurtdışı türk günleri ve avrupa ve amerika'da ki türk şenlikleri. Türk şenliği düzenleyen ülkelerin tamamı bu şenlikleri bando takımı kullanmadan yapmamaktadır.

Valilikler, belediyeler, devlet kurumları, belediye toplantıları, vali davetleri, bakanlık organizasyonları, otel, alışveriş merkezleri vb mekanlar.

SAEM MEHTER TAKIMININ GÖZTERİ YAPABİLECEĞİ YERLER

1 Adana
2 Adıyaman
3 Afyonkarahisar
4 Ağrı
5 Amasya
6 Ankara
7 Antalya
8 Artvin
9 Aydın
10 Balıkesir
11 Bilecik
12 Bingöl
13 Bitlis
14 Bolu
15 Burdur
16 Bursa
17 Çanakkale
18 Çankırı
19 Çorum
20 Denizli
21 Diyarbakır
22 Edirne
23 Elazığ
24 Erzincan
25 Erzurum
26 Eskişehir
27 Gaziantep
28 Giresun
29 Gümüşhane
30 Hakkari
31 Hatay
32 Isparta
33 Mersin
34 İstanbul
35 İzmir
36 Kars
37 Kastamonu
38 Kayseri
39 Kırklareli
40 Kırşehir
41 Kocaeli
42 Konya
43 Kütahya
44 Malatya
45 Manisa
46 Kahramanmaraş
47 Mardin
48 Muğla
49 Muş
50 Nevşehir
51 Niğde
52 Ordu
53 Rize
54 Sakarya
55 Samsun (B.şehir)
56 Siirt
57 Sinop
58 Sivas
59 Tekirdağ
60 Tokat
61 Trabzon
62 Tunceli
63 Şanlıurfa
64 Uşak
65 Van
66 Yozgat
67 Zonguldak
68 Aksaray
69 Bayburt
70 Karaman
71 Kırıkkale
72 Batman
73 Şırnak
74 Bartın
75 Ardahan
76 Iğdır
77 Yalova
78 Karabük
79 Kilis
80 Osmaniye
81 Düzce

SAEM MEHTER TAKIMI (MEHTERAN BÖLÜĞÜ)

Hotels

SAEM ORGANİZASYON - Sütlüce Mahallesi İmrahor caddesi No:36 Beyoğlu ISTANBUL  
Saem Band 5. yılında ritm grubu ile yaz festivallerinde boy gösterecek